Ders Notları Sitesi
Browsing Category

Atasözleri Sözlüğü

Emeksiz yemek olmaz.

Atasözünün Anlamı: Özenle ve çok çalışmadan bir şey kazanıp meydana getiremeyiz. Yiyip içmek, harcamak ve kısacası yaşayabilmek için haksız bir yolla değil, alın teri dökerek kazanmamız şarttır.

Emanete hıyanet olmaz.

Atasözünün Anlamı: Bize güvenerek korumamız altına bırakılan şeylere el uzatmamalı, kötülük etmemeli, haince davranmamalıyız. Böyle bir davranış ne dinimiz İslâm`a, ne de örf ve âdetlerimize yakışır. Bize düşen onların güvenine lâyık…

Emanet (Amanat) ata binen, tez iner.

Atasözünün Anlamı: Geçici olarak başkasının eşyasını ve yetkisini kullanan kişiler, çok geçmeden ellerindekileri asıl sahibine bırakıp, eski hallerine dönerler.

Elin ağzı torba değil ki (çekip) büzesin.

Atasözünün Anlamı: Önemli bir olay olup dedikoduya elverişli bir durum ortaya çıktığında, halk bunu çeşitli yorumlarla, ilave yalanlarla genişletir. Alabildiğine dedikodu yapar ve bu yayılır. Kimsenin ağzını tutamazsınız. İşin içinde…

Eli dar olanın, dili kısa olur.

Atasözünün Anlamı: Varlıklı ve zengin olup da çevresindeki ihtiyaç sahiplerine yardım ve iyilik yapmayan kişilerin sözlerine pek itibar edilmez, ciddiye alınmaz.

Eli boşa ağa uyur derler; eli doluya ağa buyur derler.

Atasözünün Anlamı: Ziyarete gelen biri hediyesiz gelmiş ise kişi hoş karşılanmaz, yüz verilmez. Dahası arayıp sorduğu evin büyüğü onun yanına çıkmaya tenezzül etmez. Hedisiyle gelen kişi ise güleryüzle ve saygıyla karşılanır, en güzel…

Elçiye zeval olmaz.

Atasözünün Anlamı: İki taraf arasında uzlaşma sağlanması, bir işin bitirilmesi için birinin yanına söz götürmekle görevli kimse, götürdüğü sözler ne kadar kötü de olsa, bu sözlerden sorumlu tutulamaz. Çünkü o sözleri söyleyen değil…

El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanar.

Atasözünün Anlamı: Her insanın kendine özgü özellikleri vardır ve insan iyi yanlarını düşünerek mutlu olur. Fakat kuvvet, zeka, hareket, müzik vb. konularda başka kişilerin bizden daha üstün ve başarılı olabileceğini unutmamalıyız.

El mi yaman, bey mi?

Atasözünün Anlamı: Baştakiler ne kadar güçlü görünürlerse görünsünler, asıl güç halktadır; halk yöneticilerden her zaman ağır basar.

El kazanı ile aş kaynamaz.

Atasözünün Anlamı: Başkasının hazırladığı imkânları kendi hesabımıza kullanarak iş yapamayız. Her en imkânlar geri alınıp iş yarıda kalabilir, başarısız olabiliriz.

El ile gelen düğün bayram.

Atasözünün Anlamı: Bir topluluğun hep birlikte uğradığı bir sıkıntıya yakınmasız katlanılır; çünkü insanın sadece kendisi değil, herkesin sıkıntı içinde olduğu düşünülür.

El için kuyu kazan, evvelâ kendi düşer.

Atasözünün Anlamı: Başkasının kötülüğünü düşünen, bunun için tuzaklar kuran kimse, kurduğu tuzağa önce kendisi düşer, hiç kimsenin yaptığı kötülük yanına kalmaz, ona yarardan çok zarar getirir.

El elin eşeğini türkü çağırarak arar.

Atasözünün Anlamı: Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar…

El eli yıkar, iki el de yüzü.

Atasözünün Anlamı: Toplu yaşama biçimi herkese bir görev yükler. Bu görevlerin yapılması bir yandan düzeni sağlar, bir yandan da sıkıntıların ortadan kalkmasını. Dolayısıyla karşılıklı yardımlaşma esasına dayalı bu görev iyilikleri…

El elden üstündür.

Atasözünün Anlamı: Bir kimse, kendisinden üstün olan bir başkasının da olabileceğini bilmeli; “hiç kimse bu işi benden daha iyi yapamaz” dememelidir.

El el ile, değirmen yel ile.

Atasözünün Anlamı: Nasıl ki bir değirmenin dönüp buğdayı öğütebilmesi için rüzgâra ihtiyacı varsa, insanın da birtakım ihtiyaçlarını karşılaması, işlerini görebilmesi için diğer insanlara ihtiyacı vardır. Çünkü toplum hayatı yardımlaşma…

El deliye, ben de akıllıya muhtacım.

Atasözünün Anlamı: Bazı zamanlar çevremizdeki akraba ve dostlarımız bilmeyerek de olsa, bize zarar verebilirler. Bu durumlarda yaşanılan sıkıntılar tekrarlanırsa söylenen bir ifadedir. Kısaca "Bana doğru dürüst bir akıl verecek kişi yok…

El ağzı ile çorba içilmez.

Atasözünün Anlamı: Hayatımızı ilgilendiren önemli konularda her akıl verene güvenip bilinçsizce hareket etmemeliyiz. En yakın, samimi, güvendiğimiz kişilerin düşüncelerini de alıp kendi irademizle karar vermeliyiz.

Ekmeden biçilmez.

Atasözünün Anlamı: 1. Verim alınmak isteniyorsa mutlaka emek ve çaba harcanmalı; para yatırılmalıdır. 2. Birine iyilik yapıp fedakârlık göster ki, benzer şekilde karşılığını alabilesin.

Eken biçer, konan göçer.

Atasözünün Anlamı: Her şeyin bir sonu vardır. Başlayan bir şey bir noktada mutlaka biter. Her şey doğal sonucuna varır. Örneğin, emek verip ekin eken tarlayı biçip ürün alır. Gezmekte olup da bir yerde konaklayan, bir zaman sonra oradan…

Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.

Atasözünün Anlamı: Bir işten sağlıklı bir sonuç almak istiyorsan onu sağlam temel üzerine oturt. Nitelikli tohumdan güzel ve bol ürün alındığı bilinen bir şey. Bunun gibi nitelikli insan, nitelikli araç ve gereçle iyi iş yapılır; olumlu…

Eğri oturalım doğru konuşalım.

Atasözünün Anlamı: Yalnızca seni ilgilendiren konularda özgür sayılabilirsin, sana kimse karışamaz; istediğin gibi yer, içer, giyinir ve oturursun. Ancak toplumu ilgilendiren konularda doğru konuşmalı, yalandan kaçınmalısın; eğer çıkar…

Eğreti ata (el atına) binen tez iner.

Atasözünün Anlamı: Başkasının malına, yetkisine ve gücüne güvenerek iş yapan yarı yolda kalır. Çünkü kısa bir süre sonra bunları asıl sahibine iade etmek zorunda kalacaktır.

Eğilen baş kesilmez.

Atasözünün Anlamı: Bize teslim olan, hatasını anlayıp af dileyen, bize sığınan kişi bağışlanmalıdır. Bu davranış Türk-İslâm geleneğinin önemli bir kuralıdır.
UA-56269696-1