Ders Notları Sitesi

Franchising İşlemleri, Tanım ve Açıklamalar

Dilimizde tam karşılığı olmamakla birlikte “münhasır satış ve servis imtiyazı”, “isim ve işletme hakkını kullanma” şeklinde kullanılmaktadır ancak bu da yetersiz kalmaktadır. Belli bir ürün, hizmet veya yöntem üzerinde hak sahibi bulunan ana firma bunu bir sözleşme ile franchise alana satmakta ve bu kişi veya kuruluş ana firmanın tanınmışlığından yararlanarak geniş kitlelere yayılmakta ve rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Franchise veren ana kuruluş ise, ürünlerini daha az masrafla geniş tüketici kitlesine ulaştırmaktadır. Günümüzde hemen her endüstride uygulama alanı bulmuştur. Türkiye’ de başta fast-food olmak üzere birçok sektörde uygulanmaktadır. Franchise alan için en büyük sorun, ücret ve karın paylaşımıyla serbestliğin kısıtlanmasıdır. Franchise veren açısından ise, anlaşmazlık olasılığı ve yine karın paylaşımıdır. Avantajları ise; Franchise alan hazır mal ve hizmet elde ediyor, büyüme fırsatları yakalıyor, piyasaya giriş kolaylığı elde ediyor ve işi öğrenme fırsatına sahip oluyor. Franchise veren açısından sağladığı avantajlar ise, birden fazla sermaye kaynağına sahip olma ve kontrol altında büyüme fırsatı elde etmesi sayılabilir.

Sanayi devrimiyle birlikte teknolojinin ilerlemesi, ulaşım imkânlarının gelişmesi, aynı türden mal ve hizmet üreten işletmelerin sayılarının artmasıyla tüketicilerin tercih edebilecekleri seçenekler artmıştır. İşletmeler önceleri dağıtımı kendileri yaparlarken, mamül ve hizmetlere farklı bölgelerden talebin olmasıyla birlikte, mal oluş fayda analizleri yaparak en ekonomik dağıtım yönteminin nasıl olabileceğini bulmaya başlamışlardır. Uzaktaki bölgelere dağıtım maliyetlerinin fazla olması, bölgeyi iyi bilmemeleri nedenleriyle bölgesel aracılardan yararlanmışlardır. Kitlesel üretim sonucu ortaya çıkan bayiler, distribütörler, acentalar aracılığıyla mamüllerinin dağıtımını yapan işletmeler 1960’ lara gelindiğinde, bir işletmenin başarılı olmasını sağlayan işletme yöntemlerini kullanma hakkını karşı tarafa vermesi anlamında kullanılan franchising yönteminden yararlanmaya başlamışlardır.

Ekonomi Sözlüğü’nde, yapılan tanıma göre franchising “bir ürün ya da hizmet üzerinde imtiyaz hakkı olan özel ya da tüzel kişinin, bir başka üretici ya da tacire bu ürün veya hizmeti belirli bir bölge ve süre ile sınırlı olmak üzere üretmek ya da satmak hakkını, bir bedel karşılığında vermesidir.”

Franchising bir işletme türü olmadığı gibi, hukuksal anlamda bir örgütlenme biçimi de değildir. Belirli bir faaliyette kullanmak için hakların franchise edilerek bir işin yapılmasıdır. Ortak veya franchisor, diğer bir müteşebbis ile sözleşme yapar, sonra sözleşme hayatta kaldığı sürece, belli bir işte, sözleşmeden kaynaklanan haklar kullanılmaya devam edilir. Yalnız bu anlaşmada imtiyazı alan firma (franchisee);

  • Elde ettiği imtiyaz için bir bedel ödemeli
  • Sözleşme geçerli olduğu sürece franchiseenin hakları korunmalıdır.

Yapılan diğer bir tanıma göre ise “Franchising, bir ana işletmenin (franchisor) belirlediği süre ve koşullarda, pazarda denenmiş ve kabul görmüş bir ürünün, veya bir hizmetin bağımsız bir firmaya (franchise) isim hakkı ile birlikte bilgi, teknoloji ve işletmenin yönetsel faaliyetlerinde tanıdığı imtiyazlardır”. Franchisingde franchisor ve franchise olarak anılan iki taraf bulunmaktadır. Franchisor, kendi alanında başarılı olmuş, belirli bir kalite standardına sahip, tanınmış bir markadaki mamul ya da hizmetin, işletme hizmetinin sahibidir. Taraflar arasında ilişki, franchisorun, mallarını ülke çapında ve ülkelerarası bir pazarda üretme ve satma isteği başlatmaktadır. Bu yolla yabancı pazarlara girmek isteyen ana işletmeler hiçbir maddi yatırım yapmadan, kendi isimlerini kullandırarak işyerlerini oluşturmaktadırlar. İsim kullandırma yoluyla, çeşitli ülkelerde faaliyette bulunmak, uluslararasılaşma ve küreselleşme sürecinin getirdiği “sembol ekonomisinin” bir sonucudur.

Özellikle 1950’lerde franchising’de büyük bir patlama yaşanmıştır. Bu patlama, “İşletme Sistemi Franchising”i olarak bilinen ikinci kuşak franchise’a bağlanmaktadır. Bu sistem, “franchise” hakkı kullandıran firmanın sınırlı riskle hızla büyüme avantajını yakaladığı, hakkı kullanan firmanın ise daha başından kendini ispatlamış bir işletme sistemini satın aldığı bir yöntem olarak tanımlanmıştır.

Franchising’in üç unsuru bulunmaktadır :

♦♦♦   Franchising en az iki işletme tarafından sürekli bir ilişki için oluşturulur,

♦♦♦  Ayrıcalığı veren ile alan arasında, yüküm ve sorumlulukların açıkça belirlendiği bir

sözleşme bulunmaktadır Anlaşmada franchisor, franchisee’ye göre daha güçlü görülmektedir. Ve yaptırım gücü bulunmaktadır,

♦♦♦  Anlaşmada franchisor’un ismi ile faaliyet gösterir.

Franchising en hızlı büyüyen Pazar stratejisidir. Doğu Avrupa, Rusya’da kurulan yeni Cumhuriyetler ve Çin’de ortaya çıkan yeni pazarlar franchisingler için çok cazip pazarlardır. Mc Donalds’ın Moskova’da açtığı ilk fast food restorantı bütün dünyada konuşulmuştur. Kanada ABD’li franchisorlar için en önemli pazardır. Japonya ve İngiltere ikinci ve üçüncü sırada gelmektedirler.

Franchising küçük ticaretler için ideal bir strateji olabilir. Çünkü, ürünler az yatırım veya insan kaynağı gerektirmektedir. Gerçekten franchising sayesinde, girişimci büyümek için franchisee kaynakları kullanılabilir. Giriş ödemeleri ve işletme paylarındaki yüksek ücretler, franchisorların deneyim ve tekniklerinin yararı kadar tanınmış ürün, ticari marka ve müşteri alt yapısı ile de dengelenmektedir.

Yorumlar

Your email address will not be published.

UA-56269696-1