Ders Notları Sitesi

Kadın Girişimci Ne Demektir?

Piyasa ekonomisi içinde; hesaplanmış riskleri göze alarak, doğrudan doğruya pazara yönelik, nakde dönüşebilen, mal ve hizmet üretip satan, kendi işinin sahibi olup, vergi kaydı, TESK’e Esnaf ve Sanatkârlar Odalarına veya TOBB-Odalarına üye olan ve sosyal güvenlik kurumlarından birinin şemsiyesi altında çalışan ya da yanında başka kişileri istihdam eden kadın, kadın girişimci olarak tanımlanmaktadır.

Kendi hesabına çalışan kadınların bir kısmının kiradan, vergiden kaçınma vb. sebeplerle bu durumlarını belirtmekten kaçındıkları; bazılarının da girişimci olmalarına rağmen bir esnaf- sanatkâr odasına kayıtlı olmadıkları görülmüştür. Dolayısıyla bu kişileri “girişimci” kavramının dışında bırakmak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Aslında girişimci sınıfına kimlerin dahil edileceği konusunda tam bir uzlaşma sağlanamamasının bir nedeni de Türkiye’de 1992 yılına kadar bu konuda bir araştırma yapılmamış olmasıdır.

Bu konuya açıklık getirmek amacıyla kadın girişimci:

♦♦♦ Ev dışında bir mekânda, kendi adına kurduğu bir (veya birkaç) işyeri olan,

♦♦♦ Bu işyerinde tek başına veya istihdam ettiği diğer kişilerle birlikte çalışan ve/veya işin sahibi sıfatıyla ortaklık kuran,

♦♦♦ Herhangi bir mal veya hizmetin üretilmesi ile ilgili faaliyetleri yürüten bu mal veya hizmetin dağıtım, pazarlama ve satışını yapan, yaptıran,

♦♦♦ İş ile ilgili olarak ilişkiye girilmesi gereken kişi, örgüt, kurum ve kuruluşlarla kendi adına ilişki kuran,

♦♦♦ İş sürecinin örgütlenmesi, mal ve hizmet üretiminin planlaması, iş yerinin işletilmesi, kapatılması veya işin geliştirilmesi konusunda kendisi karar veren,

♦♦♦ İşinden elde ettiği kazancın kullanım ve yatırım alanları üzerinde söz sahibi olan kişi olarak tanımlanabilir.                                                           .

Görüldüğü gibi ev dışında da olsa; başkası hesabına çalışan kadınları ve bir nafaka temin ünitesi veya ailenin erkek fertleri için bir paravan olmaktan ileriye gidemeyen ve bu amaçla kendi adına bir işyeri olan kadınları girişimci sınıfına sokmak doğru değildir. Sadece ekonomik gelişmeye katkıda bulunan; diğer bir deyişle pastayı büyüten kadınlar girişimci olarak kabul edilmektedir.

Genelde emeklerinin tam olarak karşılığını alamamaları, iş kurarken ve bunu devam ettirirken karşılaştıkları zorluklar, iş dünyasında erkeklerin çoğunlukta olması, faaliyet gösterebilecekleri sektörlerin sınırlı olması, toplum tarafından kendilerine yüklenen görevler ve baskılar kadın girişimcilerin karşı karşıya oldukları engellerin başında gelmektedir.

Türkiye’de mevcut durum ise ana hatlarıyla aşağıdaki tabloyu içermektedir:

Türkiye’de 1955’lerde % 70 oranında olan kadınların işgücüne katılım oranı 1990’larda % 33’lere düşmüştür. Bunun nedeni sanayileşmeyle birlikte kentlere göçün artması ve tarım kesiminde çalışan nüfusun azalmasıdır, Ancak yine de 1993 yılı verilerine göre Türkiye’de çalışan kadınların % 76.2’si tarım kesiminde çalışmaktadırlar.

Kentlere göçle birlikte tarım alanında faaliyet gösteren kadınlar; iktisaden faal nüfus dışına çıkmaktadırlar. Bu kadınların bir kısmı ev kadını konumuna geçerken; bazıları da özellikle gecekondu bölgelerinde kent işsizliklerini oluşturmakta ya da marjinal işlerde çalışmaktadırlar.

Eğitim düzeyinin düşüklüğü sebebiyle kentlerde kadınların formal sektör içindeki istihdamı son derece sınırlıdır. Kadınlar ailenin temel geçim kaynağı olan ev içi işçilik, evde parça işleri gibi işlere yönelmektedirler.

Yorumlar

Your email address will not be published.

UA-56269696-1